BAYRAĞIM


Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü

Kızkardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.

Işık ışık, dalga dalga bayrağım,

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.



Sana benim gözümle bakmayanın

Mezarını kazacağım.

Seni selamlamadan uçan kuşun

Yuvasını bozacağım.



Dalgalandığın yerde ne korku ne keder...

Gölgende bana da, bana da yer ver!

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar!

Yurda, ay-yıldızının ışığı yeter.



Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün

Kızıllığında ısındık;

Dağlardan çöllere düşürdüğü gün

Gölgene sığındık.



Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;

Barışın güvercini, savaşın kartalı...

Yüksek yerlerde açan çiçeğim;

Senin altında doğdum,

Senin dibinde öleceğim.


Tarihim, şerefim, şiirim, herşeyim;

Yer yüzünde yer beğen:

Nereye dikilmek istersen

Söyle seni oraya dikeyim!

 

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ
KONUYA GİRİŞ:
Her şeyden önce herkes bir programlama dilini öğrenebilir. Bilgisayar programlama
yüksek bir zekâ ve matematik bilgisi gerektirmez. Sadece asla vazgeçmeme sabrı ve
öğrenme isteği yeterlidir.
Programlama bir hünerdir. Bazı insanlar doğal olarak diğerlerinden daha iyidir, ama
herkes pratik yaparak iyi olabilir. Başaramamaktan korkmak yerine, kendinizi bu maharete
vererek, öğrenmek için uğraşın. Programlama eğlencelidir, fakat yanlış çalışma
yöntemleriyle sinir bozucu da olabilir ve zamanınızın boşa geçmesine neden olabilir. Bu
sebeple bu konuları takip ederek, en az sıkıntı ve en yüksek memnuniyet ile programlamayı
anlatmaya çalışacağım.
Programlamada, bir problemin çözüm aşamalarının sıralı bir şekilde yazılmasına
“Algoritma”, bu aşamaların şekillerle gösterilmesine ise “Akış diyagramı” denir.
Algoritmayı, günlük hayattaki bir probleminizi çözerken yapmanız gereken uygulamaları
belli bir düzene sokma işlemine benzetebilirsiniz.
Algoritma, programlamanın temelidir. Önce çözüm belirlenir sonra kullanılacak
programlama diline uygun komutlarla program yazılımı tamamlanır. Algoritma bir binanın
temeli gibidir. Temeli sağlamsa bina ayakta durur. Bu yüzden algoritmanın iyi tasarlanması,
programın temelinin iyi oluşturulması gerekmektedir.Hacerliğin birincide temelide bu konuyla hemen hemen aynıdır.
Bu modül sonunda; istediğiniz herhangi bir problemin bilgisayardaki çözüm
aşamalarını yazabileceksiniz. Çözüm aşamalarını belirledikten sonra istediğiniz bir
programlama dilini kullanarak gerekli yazılımı oluşturulabileceksiniz. Akış diyagramları ile
yazdığınız algoritmayı şekillerle daha kolay, anlaşılır ve takibi kolay kılacaksınız.
Şimdi konumuza yavaşça giriş yapalım ve eğer programlama dillerinden birini veya bir kaçını öğrenmek istiyorsanız bu yazımı tekrar tekrar okuyun ve diğer anlataçağım konularıda takip edin.
Amaç olarak burda Programlama dillerini işlevlerine göre ayırt edebileceksiniz...

Öncelikle Araştırma Yapmak:
Bu faaliyet öncesinde hazırlık amaçlı aşağıda belirtilen araştırma
faaliyetlerini yapmalısınız.
Bilgisayarınızdaki kurulu programların genel olarak kategorilerini belirleyip, bir
liste hazırlayınız. Mesela müzik programları, resim programları, yardımcı
programlar gibi…
Kullandığınız programların hangi programlama dilleri ile yapıldığını araştırınız.
Size göre çok ilginç olan bir programın özelliklerini anlatınız. Ne işe yaradığını
ve nereden edinilebileceğini not ediniz.
Farklı programlama dillerinde “Merhaba Dünya – Hello World” program
örnekleri bulunuz. Dilin adını ve örnek programı bir kâğıda yazınız.

Not;
Not: Her dilin kendine göre avantajıbulunmaktadır. Modülde belli yerlerde
verilen örnekleri yaptığınızda o dilleri öğrenmişolmayacaksınız. Asıl amaç,
anlatılmak istenen konunun uygulanmasıdır, somut ve anlaşılır hale

gelmesidir.

1.PROGRAMLAMA  DİLLERİ
Bilgisayar çok karmaşık bir elektronik cihazdır, şimdilik bizi ilgilendiren kısım onun
çalışma prensibi değil, programlama kısmıdır.
Bilgisayar öğrendiğini unutmaz, eğer iyi programlarsanız kusursuz olarak işlemleri
yapar, yorulmadan hep aynı işlemi tekrar yapabilir. Programlar bilgisayarın tüm
kaynaklarına erişebilir, tabii onu yazan programcı izin vermiş ise. Bilgisayar, bir konuda
yorum yapamaz, yeni durumlara uyum sağlamak için çaba sarf etmez.
İnsan unutkandır, hata yapabilir, yorulur ve beyninin tamamını kullanamaz, moral
durumu değişebilir ve duygusal olarak etkilenir. İnsanların en büyük avantajı, yeni durumlar
karşısında bocalasa bile zamanla uyum sağlayabilmesidir. Başına gelen olaylardan ders
çıkartabilir. Tek başına birçok sorunu çözebilirler. Bilgisayar ise her zaman aynı tepkiyi
verir, kendini geliştiremez. İnsan tarafından kontrol edilmedikçe etkinliklerini

değiştirmezler.Bilgisayar; ekonomi, bilim, mühendislik, eğitim ve askeri alanlarda yardımcı olması
için üretilmiştir. Çok karmaşık formüllerin sonucunu kısa zamanda elde etmek için
programlar yazılmıştır. Özellikle İkinci Dünya Savaşı veri şifreleme ve silahların hedefi
daha doğru bulması gibi konular sebebi ile bilgisayarın gelişimi hızlanmıştır.
Bir programlama dilini neden öğreniriz? Bu sorunun cevabı, eğlence için, bir ihtiyacı
gidermek için, kariyer için veya zekânızı kanıtlamak için olabilir. Para kazanmak her ne
kadar birincil hedef gibi görünse de, eğer işinizi severek yapmıyor iseniz, ne kadar
kazandığınızın pek önemi olmaz.
Eğer bilgisayara ne yapması gerektiğini söylemezseniz, hiçbir şey icra etmez.
Bilgisayara yaptırmak istediğiniz şeyi iki şekilde gerçekleştirebilirsiniz:
Adım adım bir program yazarak.
Uygun bir program satın alarak.

Bazı programların giriş ve çıkışlarını aşağıdaki tabloda göreceksiniz.
+/- Tabloyu Görmek İçin Tıkla

İyi bir programın temel özellikleri şunlardır:
Doğruluk : Verilen görevlerin tam olarak yerine getirilmesidir.
Dayanıklılık : Beklenmedik hatalardan dolayıprogramın çalışması
kesilmemelidir.
Genişletilebilme : İleri aşamalarda görevlerin değişikliği veya yenilerinin
eklenmesi kolay olmalıdır.
Basitlik : Karmaşık tasarımlardan kaçınmak gerekir.
Modülerlik : Program kodlarıbaşka programlar içinde de kullanılabilmelidir.
Uyumluluk : Başka bilgisayar ve sistemlerde çalışabilmelidir.
Kontrol edilebilirlik : Hata olabilecek yerlere açıklayıcıhata mesajlarıkonulmalıdır.
Kolay kullanım : Kullanıcıara birimi kolay olmalıve rahat öğrenilebilmelidir.
Parçalanabilirlik : Problemin küçük parçalara ayrılarak yazılmasıdır.
Anlaşılırlık : Başkasının yazdığıprogram elden geçirilirken rahatça
okunabilmelidir.
Koruma : Modüller birbirlerine müdahale etmemelidirler.

Temel olarak bir algoritma, bilgisayara belli bir problemin çözümünü anlatmaktır.
Dünya problemlerden oluştuğuna göre, pratikte insanların yazabileceği program sayısı ve
çeşitliliğinin bitmesi çok zordur. Büyük bir problemin bilgisayara yaptırılması için,
genellikle küçük parçalara bölmek gereklidir.
Örneğin bir oyunda şu adımları çözmek gerekebilir:
Kullanıcının bir nesneyi (araba, adam, uzay gemisi…)
nasıl hareket ettirebileceği
Nesnenin duvar, uçurum veya çevredeki başka
nesnelere göre çarpmadan, düşmeden nasıl hareket
edeceği
Gerçekçi olarak çevre tasarımı yapmak
Gelen merminin nereye çarptığını bulmak ve
oyuncunun sağlık durumunu ekrana yazmak
Programlama genellikle zor değildir, ama zaman harcayan bir iştir. Bir pinpon
oyununu yazmak, bir savaş uçağının simülasyonunu yapmaktan daha kolaydır. Eğer adım
adım bir yeri tarif edebiliyorsanız, program yazabilirsiniz. Bir bilgisayar aptal olduğuna göre
ona ne yapacağını adım adım anlatmanız gereklidir.
Arkadaşınıza evinizin yolunu tarif ederken:
Yayla mahallesine git
Çınar sokağına git
Trafik ışıklarından sağa dön
İki sokak ileride sola dön
Bir insan için kolay olan bu adımlar bilgisayarda yazıldığında hiçbir anlam ifade
etmez:
Yayla mahallesine nasıl gideceğim?
Çınar sokağını nasıl belirleyeceğim?
Işıklardan ne kadar sonra sağa döneceğim?

Sola dönünce arabayı nasıl park edeceğim?


BUNDAN SONRASINI KODLARLA SİZE GÖSTERECEM ÇÜNKÜ YAZIM BAYAĞI UZUN OLDUĞUNDAN HEM OKURKEN SIKICI OLMASIN DİYE HEMDE OKUDUĞUNUZU TAM ANLAMAK İÇİN...
PROGRAMCILIK
Programlar her zaman işe yaramayabilir. 1980’li yıllarda Amerikan ordusu “Teğmen
York” isminde bir pilotsuz uçan uçak savar planlamıştı. Basit olarak amaç, düşman uçağını
bulup yok etmekti. Milyonlarca dolar harcandıktan, saatlerce program yazıldıktan ve test
edildikten sonra programcılar çalışacağına emin oldular. En üst rütbeli subaylar ve
görevliler önünde, deneme için hazırlık yapıldı. Maalesef deneme sırasında, “Teğmen
York” tüm silahlarınıdüşmana değil, komutanların üzerine doğrultmuştu. Neyse ki insanlar
etrafa dağılırken, füzelerini ateşlememişti! Bu korkunç denemeden sonra proje rafa
kaldırıldı.
BİLGİSAYAR PROGRAMI İÇİN NELER BİLMELİYİZ?
Bir programıkullanmaktan çok, yazma konusunda istekli iseniz, zaten program
yazmak için gerekli şeye sahipsiniz demektir.
 İstek: Önünüze ne kadar engel çıksa da, isteğiniz varsa öğrenirsiniz. (Kanuni
olmayan bir şey ile ilgileniyorsanız, hapishanede geçirilecek zamanınız
olabilir!)
 Meraklılık: Bu sayede öğreneceğiniz dil size angarya gibi gelmez.
 Hayal gücü: Böylece daha ilginç ve faydalıprogram yapabilirsiniz.
1.2. Programlama Dili
Bilgisayar Türkçe, İngilizce veya başka bir dilden anlamaz.
Bilgisayarın fonksiyonel bir beyni olmadığıiçin insanlar komutlar
yazmalıdır. Bu özel dile “programlama dili” denir.
Komutlar bir araya gelerek “program”ımeydana getirir. Belli bir
dil ile yazılmışkomutlara “kaynak kod” da diyebiliriz.
1.3. Neden Birçok Programlama Dili Vardır?
Her programlama dili özel bir amaca hizmet eder. İnsanlar farklıproblemleri çözmek
için değişik programlama dilleri yazmışlardır. Temelde bilgisayarlar 1 ve 0’lardan oluşan
ikilik sayı*
sistemindeki dili anlarlar. Buna “makine dili” denir:
Makine dilinin dezavantajları, kodlarıyazarken hata yapılma olasılığının fazla olması
ve yazımının uzun sürmesidir. Makine dilinin daha rahat programlanmasıiçin 1950’li
yıllarda “assembly dili” geliştirilmiştir. “Assembly dili” basit, hatırlanması kolay
deyimlerden oluşur.
Programcılar 1 ve 0 ile program yazma yerine “assembly dili”ni geliştirmişlerdir,
bilgisayarın bu yazılanlarla ilgili hiçbir fikri yoktur. Bu sebeple programcılar “assembly dil”
komutlarını“makine dili”ne çeviren programlar yazmışlardır. Bu programlara “makine dili
çeviricisi - assembler” denir. Böylece “assembly dili” ile yazılmışbir kod, bilgisayarın
anlayabileceği “makine dili”ne dönüşmüşolur.
Assembly Dilinde Kod Örneği


Not: Intel uyumlu ve Microsoft’un MS DOS ve Windows işletim sistemlerine uygun bir
“assembly dili” ile burada örnek verdim. Kişisel bilgisayarlar (PC), PowerPC (Macintosh),
PIC ve 8051 gibi işlemci ve mikro denetleyicilerin kendilerine has dilleri ve çevirici
programları vardır.
Temel olarak makine dilinde; mantıksal işlemler, aritmetik işlemler, dallanma
işlemleri ve veri hareket işlemleri yapabiliriz. Bu işlemleri kullanarak ister basit ister çok
karmaşık programlar yazabilirsiniz.
“Assembly dili” makine dilinden daha rahat yazılmasına rağmen, hala bazı
dezavantajlara sahiptir:
Yavaş ve çok yer kaplayan programlar oluşur. (bu satır hatalı assembly yazılan
programlar az yer kaplar ve yavaş çalışmazlar)
Başka dile çevrilmeleri zordur.
Çok uzun program yazımına elverişli değildir.

Programcılar donanıma erişimi daha kolay olan, okunaklı, yazımıve düzenlemesi
kolay olan bir dile ihtiyaç duymuşlardır. Bunun üzerine C (1972 doğum yılı) taşınabilir†
dili
geliştirilmiştir. Cobol (1959) ve Fortran (1957) gibi birçok diller de vardır ama hala
günümüzde yaygın olarak kullanılan C dili olmuştur.


Ekrana “Selam!” yazan bu örnek İngilizce diline benzer kodlamaya sahiptir. İnsanların
konuşma diline yakın olan dillere “yüksek seviye dil” denilmiştir.
Aslında programlama dilinin İngilizce olması şart değildir. Kendi dilimizde olan örnek
program Tupol‡
ile yazılmıştır.


Her ne kadar kendi dilimizde program yapmak gurur ve heyecan verici olsa da, ileride
göreceğiniz bir dilin temel gereklilikleri sebebi ile bu dillerde büyük (karmaşık) programlar
yapmak zordur. Programlamaya ısınmak için, ilk denemelerinizi bu programlama dillerinde
yapabilirsiniz.
Bir dilin okunaklı ve kolay yazılabilir olması dışında, bilgisayarın donanımına
ulaşması ve başka bilgisayarda da rahatlıkla çalışması gereklidir. Yüksek seviye bir dili
“makine diline” çeviren programlara “derleyici – compiler” denir. Derleyiciyi aynen
Fransızca bir kitabın Türkçeye çevrilmesini sağlamak gibi düşünebiliriz. Tabii insan dilinin
başka dile çevrimi çok daha zor bir işlemdir.
Eğer uygun bir derleyiciniz var ise programınızın kaynak kodunu başka bilgisayarda
derleyerek çalıştırabilirsiniz. Örneğin, Macintosh’ta yazılan bir programın kodlarını
Windows’ta biraz değiştirerek kullanabilirsiniz.
C programlama dili diğer Cobol ve Fortran gibi dillerden daha basit olduğu için, C
dilini makine diline çeviren birçok derleyici yazılmıştır. C dili böylece öyle çok
yaygınlaşmıştır ki, bu dile uyumlu olan diller ortaya çıkmıştır. Mesela C++ (c plus plus),
Java, Perl, Python ve C# (c sharp) gibi. Şu anda kullanılan tanınmış, tanınmamış birçok
program C veya C++ ile yapılmıştır: Windows, Unix, Microsoft Office gibi...
Not: C’nin çok güçlü olması bazı kötülükleri de beraberinde getirir: Tüm sistem kaynaklarına erişmek
gibi. Bu kullanmasını bilmeyen birinin eline elektrikli testere vermek veya el bombasını vermek
gibidir…Yanlış yazılan kod, bilgisayarın göçmesine sebep olabilir. Özellikle eski DOS günlerinde
programdaki hatalardan dolayı bilgisayarın kilitlenmesi çok sık olan bir durumdu. Yeni işletim
sistemleri, program hatalarında bilgisayarın kilitlenmemesi için önlemler almışlardır.
Programlama dilleri özel amaçlar için yazıldıkları için o dilde her istediğinizi yapmak

zordur. Mesela Fortran matematik hesaplamalar için yapılmıştır, bu dilde bir işletim sistemi
yazmak gereksiz yere çok uzun zaman alan bir işlem olur.

Mühendisler diğer insanların rahatça program yazmalarıiçin Basic (Beginners All
Purpose Symbolic Instruction Code - 1964) ve Pascal (1971) gibi diller üretmişlerdir. Basit
bir dilden yola çıkılarak istenen dile geçiş yapılabilir.
Gördüğünüz gibi ekrana bir mesaj yazmak için Basic’te sadece bir satır kod yeterli
oluyor. Bu dil sayesinde insanlar kodun yazımıile uğraşmaya değil, amaçladıklarıişe
odaklanabiliyorlar.
C ve Basic arasında kalan Pascal ise biraz daha iyi görünümlü, yapısal program
yazmayı sağlıyor:
Hızlı Uygulama Geliştirme Ortamları:
Eski zamanlarda fare, grafik ekran imkânıolmadığıiçin “metin tabanlı” ortamlarda
çalışılırdı. Pencere ve düğme gibi kavramlar ise, 1984 yılında Apple "System 1" ve 1992
yıllarında Microsoft Windows 3.1’in ortaya çıkmasıile günlük hayatımıza girdi.
Pencereler, kaydırma çubukları, araç çubukları, menüler programcının daha hızlıbir
şekilde program yapmasına sebep olduğu için, bu ortamlara “Hızlı Uygulama Geliştirme –
Rapid Application Development (RAD)” denilmiştir. Görsel Programlama Dilleri (Visual
Programming Languages) olarak da adlandırılırlar. Programcı oluşturacağı programın ara
birimini, istediği gibi tasarlayabilir ve bu ara birimi işlevsel hâle getiren kod kısmını
yazabilir.
Popüler RAD dilleri: Visual Basic, Delphi, JBuilder ve Visual C#.

RAD ile programcı, temel programlama dilleri olan C, Basic ve Pascal gibi dilleri
kullanarak, hızlıbir şekilde uygulama geliştirebilir. Kullanıcıara birimi geliştirmek kolaydır.
C ve Basic bilen için görsel programlama diline geçişçok kolaydır.
Maalesef RAD ile dilin taşınabilirliği azalır. Yani Windows ortamında Visual Basic
ile yazılan programın, Linux’ta çalışma ihtimali azdır. Tahmin ettiğiniz gibi, artık görsel
programlama ile yaptığınız programlar daha çok disk alanıkaplayacak ve daha yavaş
çalışacaklar.
Türkçe görsel programlama diline örnek Yunus’tur**
Veri Tabanı (Database) Programcılığı
C ve benzeri diller genel amaçlı diller olduğu için, bu diller ile oyun, muhasebe
programıveya bir kelime işlemci programı yapılabilir. Bilgisayarların en çok kullanım alanı
ise, bilgi kaydetme ve düzeltmedir. İsimler, adresler, elektronik posta adresleri, telefon
numaraları, işdeneyimleri, muhasebe geçmişleri gibi bilgiler veri tabanlarında saklanır.
Neredeyse tüm firmalar veri tabanı sayesinde işlerini daha rahat yürütürler.
Kimse garip komutlar ile kayıt, okuma ve silme işlemlerini yapmak istemez.
Veritabanını kolaylaştırmak için “veritabanı(database) programcılığı” geliştirilmiştir. Veri
tabanı programlama ile değişik firmaların isteklerine göre özel veri tabanları
oluşturabilirsiniz.
En çok kullanılan veri tabanı programlarıMicrosoft Access, MSSQL ve MySQL’dir.
Verileri düzenleme için kendilerine has dilleri vardır. Bu dile SQL (Structured Query
Language – Yapısal Sorgu Dili) denir. dbase, FileMaker ve FoxPro programları ise artık pek
kullanılmıyor. Yine SQL tabanlı Oracle ise, çok büyük veri tabanları barındıran, güvenlik ve
hız gerektiren uygulamalarda kullanılır.
Veri tabanı programcılığının dezavantajları şunlardır:
 Veri tabanı programları, veri tabanını işleyen program sistemde kurulu değilse
çalıştırılamazlar.
 Sadece veri tabanı programını kullanarak antivirüs, oyun, kelime işlemci gibi
program yapamazsınız.
Betik Script Programcılığı
Birçok program kendi programlama dilinin kullanılması imkânını sağlar. Örneğin
Word ve Excel içinde, neredeyse Visual Basic’e benzeyen, Visual Basic for Applications
(VBA) adıverilen bir dil vardır.
Office programları içindeki makrolar (VBA) kullanıcıya yardımcı işlevler sağlar:


Macintosh işletim sisteminde bulunan AppleScript ile basit bir örnek görelim:

Windows işletim sisteminde bulunan yığın dosyası(*.bat) ile basit bir örnek görelim:

Betik dilleri normalde diğer programlama dillerinden daha kolaydır. Bu diller ile
kullanıcıya yardımcı bazıişlemler yapabiliriz:
 Var olan bir programı özelleştirebiliriz.
 Çok az program yazarak, karmaşık bir programı kullanışlıhale getirebiliriz.
Şunları unutmayalım:
 Betik dili ana programa bağımlıdır, sadece ana programın kurulu olduğu
bilgisayarlarda yazdığınız program çalışabilir.
 Programınızın satışve dağıtımı zordur. Almak isteyen ana programıda satın
almak zorunda kalır.
 Genel programlama dillerinden daha kısıtlı imkânlarınız vardır.
Web Programcılığı
Bazı anlarda okunaklılığı azaltsa da, günümüz internet siteleri bol grafik, efekt ve
animasyonlarla süslüdür. Kolay web programcılığı için HTML (HyperText Markup
Language – Hiper Yazı İşaret Dili) icat edilmiştir.
Bir sitenin HTML olarak kaynağını incelediğinizde çok karmaşık ve dağınık gelebilir.
HTML ile site tasarımı çok zor olduğu için JavaScript gibi web sayfası yardımcı
programlama dilleri yapılmıştır. Etkileşimli site yapmak, kullanıcının formlara girdiği
verileri kontrol etmek, site içine oyun eklemek isterseniz, bunları JavaScript, Java, CGI veya
Macromedia Flash ile yapabilirsiniz.


Web programlama dilleri, sitenin ziyaretçi sayısını artırır ve ziyaretçinin uzun süre
sitede kalmalarını sağlar. Öğrenmesi kolaydır ve dünyanın herhangi bir yerinden siteye
(uygulamaya) ulaşıp, değişiklikler yapabilme imkânıvardır.
Dezavantajları:
 Tüm web tarayıcıları JavaScript ve Java desteklemez. (Daha eski tarayıcılar
gibi)
 Bağlantı hızını düşürür.
 İnternet bağlantısı yok ise sayfanın görüntülenmesi mümkün olmayabilir.
Sonuç olarak her konuda bir işe yarayan “mükemmel” dil yoktur. Profesyonel olarak
program yazmak istiyorsanız, C# gibi yüksek seviye bir dil ve SQL gibi veri tabanıdili
öğrenmelisiniz. İşbulmakta zorlanmazsınız. Eğer sizden site yapılması isteniyor ise Java,
JavaScript, PHP ve ASP.NET gibi dillere aşina olmak kaçınılmazdır.
Eski bilgisayarlarda hâlâ eski kodların barınmasından dolayı, piyasada az kullanılan
diller ile iyi kariyer yapabilirsiniz. Hatta bilen sayısı az olmasından dolayı, iyi ücret
alabilirsiniz.
ASP dilinde kod örneği
<% Response.Write "Selam!" %>
Çok Dil Kullanma
Bazı derleyiciler, kaynak kodu önce özel bir dosya türüne çevirir. “Object file – nesne
dosyası” denilen bu dosya, kaynak dilden bağımsız hâle gelir. Farklı dilde oluşturulmuş
nesne dosyaları, “linker - bağlayıcı” adı verilen programlar ile birleştirilir. Sonuçta ise
çalıştırılabilir tek dosya oluşur.
Microsoft Windows, dillerin ortak kod kullanımı için DLL (Dynamic Link Libraries –
Dinamik Bağ Kütüphanesi) yöntemi kullanır. Ara birimi olmayan bu dosyalar, farklı
programlama dilleri kullanabilsin diye sisteme tanıtılmıştır.
Son bir yöntem, Microsoft’un .NET teknolojisidir. Aynıara birimde ister C#, ister
Basic veya başka bir dil ile program yazılabilir. Aynı veri tabanını ve çözümü ortak
kullanarak birçok programcı bir arada çalışabilir. Her dilin kendine has avantajı
kullanılarak, uygulamalar daha güçlü hâle gelebilir.


Bizi Takip Edin
Pinterest Facebook Twitter
 © by bilgicafem61
Aşağıda Yorum ve Sorularınızı Bırakın.



Yorum Gönder Blogger

 
Top