BAYRAĞIM


Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü

Kızkardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.

Işık ışık, dalga dalga bayrağım,

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.



Sana benim gözümle bakmayanın

Mezarını kazacağım.

Seni selamlamadan uçan kuşun

Yuvasını bozacağım.



Dalgalandığın yerde ne korku ne keder...

Gölgende bana da, bana da yer ver!

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar!

Yurda, ay-yıldızının ışığı yeter.



Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün

Kızıllığında ısındık;

Dağlardan çöllere düşürdüğü gün

Gölgene sığındık.



Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;

Barışın güvercini, savaşın kartalı...

Yüksek yerlerde açan çiçeğim;

Senin altında doğdum,

Senin dibinde öleceğim.


Tarihim, şerefim, şiirim, herşeyim;

Yer yüzünde yer beğen:

Nereye dikilmek istersen

Söyle seni oraya dikeyim!

 



   Co-op mekaniklerine farklı dinamikler getirmek üzere yola çıkan Army of Two, ilk iki oyunundaki başarısızlığının ardından şimdi de 3. oyunu Army of Two: The Devil's Cartel ile şansını deniyor.

   İlk iki oyunda Riot ve Salem isimli iki karakteri yönettiğimiz seride bu sefer bu iki karakter yerine organizasyona yeni katılmış iki çömez askerin kontrolünü ele alıyoruz.

   Evet. 3. oyunla diğer iki oyun arasındaki en büyük fark budur. Artık dağılabilirsiniz... Okumaya devam etmek istiyorsanız uyarımı şimdiden yapayım; Army of Two: The Devil's Cartel, serinin önceki oyunlarına göre size bir farklılık sunmuyor. Önceki oyunlarla neredeyse aynı. Ama madem okumaya kararlısınız o zaman anlatayım Devil's Cartel'in neler içerdiğini.

   Zayıf Oynanış

   Oyunun gereksiz hikayesine çok fazla değinmeyeceğim. BioShock Infinite'i bitirmenin ardından oynadığım Army of Two: The Devil's Cartel'de hikayeye yaklaşımım, "hee gülüm, hee..." oldu. Tahmin edebileceğiniz gibi hikayede süper askerler, Cartel üyeleri ve dinmek bilmeyen bir çatışma var. Gerçekten mükemmel!

   Bu çatışma ortamına ister co-op ister tek başınıza dahil olabiliyorsunuz. Co-op sisteminde arkadaşınızla ilerlerken, tek kişilik hikaye modunda yapay zekanın kontrolünde bir arkadaşınız oluyor. Ancak bu zekada önceki oyunlara göre bir gerileme söz konusu. Oyunda partnerimize bulunduğu yeri koruması, dikkatleri üstüne çekmesi gibi taktikler verebiliyoruz. Ancak serinin önceki oyunlarına göre yanımızdaki yapay zeka bu taktikleri uygulama konusunda oldukça başarısız kalıyor.

   Yanımızdakini bir kenara bırakalım (zaten genelde kenarda takılıyor), oynanış dinamiklerinin temel kısımlarına bakalım. Ya da vazgeçtim bakmayalım. Orada bize göre çok bir şey yok. Gerçekten bakmayalım... Peki. Madem bu kadar ısrarcısınız ondan da bahsedeyim.

   Oyunu ilk açtığınızda farkedeceğiniz şey karakterlerin harika odunsulukları. Gerçekten yürümekten koşmaya, siper almaktan ateş etme pozisyonuna kadar karakterlerimiz oldukça odun. Üstelik o kadar odunlarki düşmanlara da bu ruhu aşılamışlar. Zaten zihinsel açıdan belli sıkıntılara sahip olan bu düşmanlar, bir de bunun üzerine odunluk eklenince acınası hale geliyorlar.

   Oynanış açısından gelen bir yenilik, düşmanları belli bir süre harcadıktan sonra kullanabileceğiniz Overkill özelliği. Overkill'i aktif ettiğiniz anda ortağınızla birer ölüm makinesine dönüşüyorsunuz. Taş üstünde taş bırakmıyorsunuz. İşte tam bu noktada seriye gelen yeni ve güçlü bir özelliği daha görüyoruz. Artık etraf yıkılabilir durumda.

   Durduğunuz siper parçalanabiliyor, binaların duvarları sizin vuruş açınıza göre şekilde şekile girebiliyor. Oldukça iyi uygulanmış bir özellik olması, oyunun geri kalanına bakınca beni şaşırttı.

   Army of Two serisinin genelinde en özen gösterilen modifikasyon kısmı, Devil's Cartel'de de aynı özenle duruyor. Maskenizi tasarlayabilir, kıyafetler satın alabilir, silahlarınızı ham maddesine kadar değiştirebilirsiniz.
Oynanış kısmında bize sunduğu birkaç yeni detay dışında bir şey vadetmeyen Army of Two: The Devil's Cartel, teknik konularda da çuvallamış vaziyette. Karakter modellemeleri kısmen iyi diyebileceğimiz oyunda (neredeyse hiç yüz görmüyoruz.) çevre detayları bazı kısımlarda yerlerde sürünüyor. Etrafı parçalamamıza izin vermek için grafiklerden bu kadar kısmasalarmış iyiymiş. Neyse, grafik beklentisi olan insan, Devil's Cartel'e hiç bulaşmasın derim. Hatta grafik beklentisi olmayan bir insan da Devil's Cartel'e bulaşmasın derim. Kısacası bu oyuna çok fazla yaklaşmayan. Belki ilk açtığınızda sizi bir-iki saat eğlendirecektir, fakat sonrasında oyunun yüzüne bir daha bakmamak üzere kapatacaksınız.



Bizi Takip Edin...
Pinterest>>Facebook>>Twitter
 © by bilgicafem61
Aşağıda Yorum ve Sorularınızı Bırakın...



Yorum Gönder Blogger

 
Top